Vedat Aydemir Yazdı; Sovyet Deneyinden Hukuk Dersleri – I

Bundan tam 102 yıl önce hemen yanı başımızda o güne kadar eşi görülmedik bir devrim gerçekleşti. Dünyayı ve toplumsal hafızamızı geri dönüşsüz olarak değiştiren ve dünyayı sarsan Ekim Devrimi; açlık, yoksulluk ve savaşla büyük acılar çekmiş Rus işçi ve emekçilerinin Bolşevik Partinin önderliğinde ağır ellerini toprağa basıp doğrulduğu ve tarihin ilk işçi – köylü devletinin kurulduğu gündür. Ekim Devrimi sonrası insanlık büyük atılımlara imza atmış,  işçi ve emekçiler sadece Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinde değil kapitalist ülkelerde de o güne kadar sahip olmadıkları birçok hak elde etmiştir. Ne acı ki insanlığın ileriye doğru yapmış olduğu bu büyük atılımın önü 1991 tarihinde yaşanan karşı devrim ile kesilmiştir. Ancak karşı devrime rağmen Sovyet deneyinin bizlere bıraktığı miras ve deneyim daha iyisini yapmamız için yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.

                                                           ****************************

Başlamadan önce kısaca yazı planından bahsetmek gerekiyor. Siz değerli okurlarımıza sunacağımız yazılar, yayınlanacakları mecranın bir hukuk dergisi olması nedeniyle Sovyet deneyinin hukuk alanında büyük insanlığa bıraktığı mirasa ilişkin olacak. Yazıların bir kısmında Sovyetler Birliğindeki Anayasalar, yasal değişiklikler incelenirken diğer bir kısmında ise Marksizm ve Hukuk alanındaki tartışmalara ışık tutulması planlanmaktadır. Yazılarımızdan ilki Ekim Devrimi’nin ilk Anayasası olan 1918 Anayasasına ilişkin olup, devrimin anayurdunda işçi ve emekçilerin ekonomik ve sosyal kazanımları ile halkın devlet yönetimine katılımına ilişkin konuların bu Anayasada nasıl düzenlendiğine yakında bakacağız.

Halkın Devlet Yönetimine Katılımı Ve Anayasal Bir Kurum Olarak Sovyetler

Ekim Devrimi bir Sovyet devrimidir. Çünkü devrimin en kritik aşamalarında örgütlü yahut örgütsüz on binlerce işçi, köylü ve asker Sovyetlerde bir araya gelerek atılacak adımları karar altına almışlardır.  Çarlık Rusya’da savaşla birlikte kırılganlaşan siyasi ve ekonomik durum 1916 sonundan itibaren artan huzursuzluk, gıda ve yakacak maddelerinde yaşanan kıtlık ile başlayan isyanlar, 1915 yılından bu yana yeniden faaliyetlerine başlayan işçi, köylü ve askerlerin meclisi olan Sovyetlerin Rus işçi ve emekçileri içindeki etkin rolü ve sosyalist partilerin işbirliği neticesinde önce Romanov hanedanı tahttan indirilir. Dönemin Rusya’sında kullanılan takvime göre Şubat ayında gerçekleşen devrimin (Miladi takvime göre mart ayında gerçekleşmiştir.) ardından kurulan hükümette görev alan Menşevik ve Sosyalist Devrimci Parti temsilcilerinin birinci dünya savaşına devam etme kararı almaları,  halka verdikleri sözleri ve vaatlerini yerine getirmemeleri,  Sovyetlerde ve halk içinde Bolşeviklerin desteğini arttırmış nihayetinde Bolşevik Parti işçi, köylü ve asker Sovyetleri içinde esas güç halini almıştır. Devrim, verdiği kararlı mücadele ile Bolşevik Partinin yönlendirdiği sağladığı halk meclislerinde yani Sovyetlerde karar altına alınmış ve devamı adım adım Devrimci Askeri Komite tarafından getirilmiştir. Sovyetler, Lenin’in kararlı duruşu ve yönlendirmesi ile iktidarı ele almış ve tarihin ilk işçi – köylü devleti kurulmuştur.

Devrimden önce Tüm İktidar Sovyetlere çağrısı devrimden sonra ise işçi devletinin ne şekilde yönetileceğinin de cevabı olmuş ve halkın devlet yönetimine Sovyetler eli ile katılımı 1918 Anayasasında güvence altına alınmıştır.

Şimdi Sovyetleri anayasal bir statüye kavuşturan 1918 anayasasında öne çıkan hükümlere biraz daha yakından bakalım.

Sovyetler;

  • Tüm Rusya Sovyetler Kongreleri cumhuriyetin en yetkili organıdır.
  • Tüm Rusya Kongresi, Şehir ve Taşra Sovyet Kongrelerinden seçilen temsilcilerden oluşur.
  • Tüm Rusya Kongresi, 200 üyeden daha fazla olmamak üzere Tüm Rusya İcra Komitesini seçer.
  • Kongrelerin toplantı zamanları arasında, Tüm Rusya İcra Komitesi Cumhuriyetin en yetkili organıdır.

İcra Komitesi;

  • Yasama, yürütme ve denetim organıdır.
  • Yönlendirici, düzenleyici ve eşgüdüm sağlayıcı bir niteliğe sahiptir.
  • Halk komiserliklerinin teklif ettiği yasa tekliflerini değerlendirir, uygun gördüklerini yasalaştırır.
  • Genel sorunları görüşmek üzere Sovyetleri toplantıya çağırır.
  • Cumhuriyetin yönetimi için Halk Komiserleri Konseyi oluşturur.

Halk Komiserleri Konseyi;

  • Cumhuriyetin genel yönetimi ile görevlidir.
  • Kararname ve emirname çıkarmakla yetkilidir. Bu gibi düzenlemeleri derhal İcra Komitesine bildirir.
  • İcra Komitesi denetim görevinin bir parçası olarak bu karar ve emirnamelerin yürütmesini durdurma yahut iptal etme yetkisine sahiptir.
  • 17 ayrı komiserlik bulunmaktadır. Bunların başlıcaları eğitim, sağlık, adalet, içişleri, çalışma ve adalettir.
  • Tüm Rusya Sovyetler Kongresine ve İcra Komitesine karşı sorumludur.

Seçme Seçilme Hakkı

  • Cinsiyet, din ve milliyet ayrımı yapılmaksızın 18 yaşını tamamlamış tüm yurttaşlar seçme ve seçilme hakkına sahiptirler.
  • Kar elde etmek amacıyla işçi çalıştıran, çalışmayıp faiz ve kira geliri sahibi olanlar, din adamları, keşişler, Çar gizli servisi üyeleri, akıl sağlığı yerinde olmayanlar, tutuklu ve hükümlülerin seçme ve seçilme hakları bulunmamaktadır.
  • Sovyet’e temsilci gönderen seçmenler, temsilcilerini azletme, genel düzenlemelere uygun olarak yeni bir temsilci seçme hakkına sahiptir.

Yukarıda kısaca aktardığımız hükümlere göre yerel ve merkezi yetkiler Sovyetlere ait olup bu nedenle halkın doğrudan meclisler eli ile devlet yönetimine katılımı sağlanmış olmaktadır. Halk yerel Sovyetlere görev süresi 3 ay ile sınırlı olan ve istendiğinde vekillikten azledilecek vekiller göndermektedir. Temsilciler Sovyet’i olarak adlandırılan bu meclis ise yine kendi içindeki seçimlerle kendi icra komitesini seçmektedir. Sovyetlerin şehirlerde en az haftada bir kırsalda ise en az iki haftada bir toplanması zorunludur.

Haklar Bildirisi Olarak Anayasa

Toprak köylülere, fabrikalar işçilere 

Dünya tarihinin ilk işçi devletinin ilk anayasası olma özelliğini taşıyan 1918 anayasası Marksist – Leninist dünya görüşünün / idealinin kuvveden fiile indiği bir dönemim ürünüdür. Artık işçi sınıfı iktidara gelmiş ve uçsuz bucaksız bir ülkeyi yönetme, üretme ve vaat edilen güneşli güzel günleri hayata geçirme görevi ile karşı karşıyadır. Bu nedenle 1918 anayasasının yürürlüğe girdiği yaklaşık 10 aylık dönemde birçok yasa, genelge ve emirnameler yayınlanmıştır. Anayasa ise daha çok sosyalist devletin niteliğini ve yönetim anlayışını ortaya koymuş ve devrimden önce Rus işçi ve emekçilerine yönelik devrimin özünü ortaya koyan talepler anayasal güvenceye kavuşturulmuştur

Yurttaşların haklarını düzenleyen Anayasa hükümlerine daha yakından baktığımızda;

  • İnsanın insan tarafından sömürüsünün ortadan kaldırılması anayasal bir hedef olarak yer alırken, sınıflı toplumun ortadan kaldırılması ve sosyalist toplumun inşası için yönetim şekli işçi ve köylülerin diktatörlüğü olarak belirlenmiş, üretim araçlarının özel mülkiyeti kaldırılmış, tüm toprakların milli varlık olduğu belirtilmiş ve özel çiftlikler bedelsiz bir şekilde kamulaştırılarak çiftçilere işlemeleri için dağıtılmıştır.
  • Fabrikalar, değirmenler, yer altı ve yer üstü zenginlikleri, demir yolları ve bankalar kamulaştırılmış ve işçi denetimini sağlamak için gerekli tedbirleri almak üzere Milli Ekonominin Yüksek Sovyet’i kurulmuştur.
  • İşçi ve emekçilerin örgütlenmesi ve ifade özgürlüğü garanti altına alınmış ve basının sermayeye bağımlılığı da ortadan kaldırılmıştır. Kitap, broşür ve gazete çıkarmak için gerekli malzeme ve makineler işçi ve köylülerin hizmetine sunulmuş, yayınların tüm ülkede dağıtımı anayasal garanti altına alınmıştır.
  • Sosyalist devlet işçilerin serbest toplantılar yapması için donanımlı salonlar sağlamakla görevlendirilmiş, halkın devlet yönetimine katılımı her bir yurttaşın hakkı olduğu kadar, sosyalist devletin ise söz konusu katılımın kanallarını açık tutma ve her türlü araç ile katılımı desteklemek en önemli görevlerinden biridir.
  • İşçilerin bilgiye erişimini sağlamak amacıyla genel ve parasız eğitim anayasal güvenceye kavuşturulmuştur.
  • Sovyet cumhuriyetin vatandaşı olmayan yabancılara eşit yurttaşlık hakları tanınmış ve işçi sınıfı mensubu olanlar ise işe alınmıştır. Dini ve siyasi baskıya maruz kalan ve sığınma talep eden yabancılara barınma imkânı sağlanacağı da anayasal hükümler arasında yer almaktadır.
  • Milliyet ve ırk ayrımı yasaklanmış, hangi kökenden olursa olsun tüm yurttaşlar eşit haklara sahip olduğu yine anayasada yerini almıştır.
  • Savaşlarla insanlığı boğan sermaye ve emperyalizme karşı mücadelede ki kararlık,  koşulsuz ve şartsız barış için mücadele edilmesi ve Gizli Anlaşmalar Feshi ile anayasal bir hüküm haline getirilmiştir.
  • Halkların kendi kaderlerini tayin hakkı, Sovyetler birliğine katılım için serbest karar verilmesi ve gönüllük birlik ile tüm bu süreç ilgili alınacak her türlü karar ilgili ülkenin kendi Sovyet’i içinde tartışılması ile karara bağlanması anayasal güvenceye kavuşturulmuştur.

Bütçe Devletin Sınıfını Belirler

Kısa da olsa bütçe konusuna da değinmekte fayda bulunuyor. Çünkü ülkemizde ve diğer kapitalist ülkelerde bütçe egemen sınıfların, şirketlerin, patronların, rantiyenin talep ve beklentilerine göre hazırlanmakta, gayri safi milli hâsılayı yaratan işçi ve emekçilerinin ihtiyaçları görmezden gelinmektedir. Örneğin bütçe ile eğitim, sağlık ve barınma gibi devletin nitelikli ve parasız bir şekilde sunulması için ayrılması gereken paralar şirketlerin ve bankaların keselerini doldurmak, bazen üstü örtük bazen de alenen halkın parasının yerli ve yabancı sermayeye aktarmak amacı ile kullanılıyor.  

1918 Sovyet Anayasası bu yönüyle de fark yaratmış ve burjuvazinin mallarına el koymuş, borçlar ödenmemiş, yurttaşların üretim ve refah paylaşımında eşit hale getirilmesinin önü açılmıştır. Yani işçi ve emekçinin olan varlık esas sahiplerine iade edilmiştir.

Sonuç Yerine

Yukarıda belirttiğimiz gibi tarihin ilk işçi köylü devleti olan, 1918 anayasasındaki adıyla Rusya Sosyalist Federe Sovyet Cumhuriyeti tarihin akışını geri dönüşsüz olarak değiştirmiştir. Siyasi iktidarı, egemen sınıfların elinden söküp alan Sovyet liderlerinin dünya görüşlerinin gerçekle yüzleştiği /sınandığı bu süreç, iktidarın alınmasının tek başına yeterli olmadığını, devrimi korumanın yani iktidara kalmanın ise iktidarı almaktan daha zorlu olduğunu da pratik olarak ortaya koymuştur.  

Devrimden hemen sonra hayat devam etmekte, işçi, köylü ve diğer halk kesimlerinin beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda örneğin fırınların ve fabrikaların çalışması, toprağın ekilmesi, yeterince üretim yapılması, milyonlarca insanın karnın doyurulması, her an her dakika çalışan bir örgütlülüğün sağlanması gerekmektedir. Ancak bununla eş anlı olarak, zor aygıtı olarak örgütlenmiş, egemen sınıfların uzmanlarından oluşan burjuva devlet aygıtının parçalanması ve yerine yeni bir devlet aygıtının kurulması sürecide devam etmiştir. Bu nedenle 1918 Anayasasına bakıldığında devletin kim tarafından ne şekilde yönetileceğine ayrıntılı bir şekilde yer verilmiş, diğer konular halk komiserliklerinin çıkardığı yasa ve emirlerle düzenlenmiştir.

1918 anayasasının bir değer özgünlüğü ise bir koalisyon anayasası olmasıdır. Deyim yerindeyse yoksul köylülüğün devrim öncesindeki talepleri yasal, anayasal ve fiili güvenceye alınmıştır. Bunun esas sebebi yoksul köylülüğün yüzyıllardır çarlık ve büyük toprak sahipleri eliyle yaşadığı derin yoksulluğu bir nebze olsun hafifletmek , kölece çalışma koşulları ve sefaletin ortadan kaldırılması ve kırların sosyalizme açılmasıydı. Bir diğer önemli sebep ise devrime yönelen karşı devrimci saldırıyı yoksul köylülüğün de desteğini alarak püskürtmekti. Bu öylesine bir savaştı ki “Bolşeviklere karşı Menşevikler, Sosyalist-Devrimciler, Kadetler, Kossaklar, Müsavatçılar, Taşnaklar, Basmacılar, Petluristler, Antonovcular, Dağlılar ve Beyazlar çarpışmıştı. Söz konusu savaşa İngiltere, Fransa, ABD, Almanya, Osmanlı Devleti ve Japonya gibi yabancı devletler de dolaylı olarak veya doğrudan iştirak etmişlerdi.”[1] Yani sosyalist devrimi boğmak için sözde sosyalist partilerde dâhil olmak üzere tüm kapitalist ve emperyalist güçler iç savaşın tarafı haline gelmişti.

Bu şartlar altında yoksul köylülüğün desteğini kazanmak yeterince güçlü olmayan işçi sınıfı için hayati bir öneme sahipti. Yoksul ve topraksız köylülere 50 milyon hektardan fazla toprak dağıtılmış ve bu topraklar “Beyaz Orduya” karşı bizatihi Kızıl Ordu tarafından korunmuştur. Yoksul köylülüğün taleplerinin karşılanması işçi sınıfın ve yoksul köylülük arasındaki ittifak ve kader birliğini ortaya koymuş ve Bolşevikler iktidarda kalmayı başarmışlardır.

Sovyet deneyinden hukuk dersleri olarak adlandırdığımız yazı dizimizin ikincisinde 1924 anayasasına daha yakından bakacağız. Devrimin zaferinin ilan edildiği, iç savaşın geride bırakıldığı 1924 anayasasının 1918 anayasasından ayrıldığı yanları ve her iki anayasayı birbirine bağlayan başka bir deyişle sürekliliğini sağlayan hükümlerin üzerinde duracağız.  


[1] http://ayrintidergi.com.tr/mustafa-suphinin-rus-ic-savasindaki-rolu/

Leave a Reply

Your email address will not be published.